Suç duyurusunda bulunma (diğer adıyla ihbar) süreci, bir kişinin bir suç işlendiğini yetkili makamlara bildirmesiyle başlar. Türkiye’de bu süreç Cumhuriyet Başsavcılığı ve emniyet birimleri üzerinden yürütülür. Aşağıda adım adım ve sade bir şekilde süreci anlatıyorum:
✅ 1. Suç Duyurusu Nereye Yapılır?
Suç duyurusu, aşağıdaki makamlardan herhangi birine yapılabilir:
- Cumhuriyet Başsavcılığı (savcılıklar)
- Polis / Jandarma Karakolları
✅ 2. Suç Duyurusu Nasıl Yapılır?
Yüz yüze / Yazılı başvuru:
- En yaygın yöntemdir.
- Suç duyurusunda bulunmak isteyen kişi, dilekçe ile savcılığa veya karakola başvurur.
- Şikâyet edilen olay, zaman, yer, kişiler ve deliller açıkça anlatılmalıdır.
Dilekçede bulunması gerekenler:
- Şikâyetçinin adı-soyadı, T.C. kimlik numarası, iletişim bilgileri
- Suçun ne olduğu (örneğin: hakaret, tehdit, dolandırıcılık vs.)
- Ne zaman ve nerede işlendiği
- Suçla ilgili varsa deliller (mesajlar, fotoğraflar, tanıklar)
✅ 3. Savcılık Ne Yapar?
- Savcılık, suç duyurusunu alır almaz soruşturma başlatıp başlatmamaya karar verir.
- Delil varsa veya iddialar ciddi ise soruşturma başlatılır.
- Yetkisizlik varsa dosya ilgili savcılığa gönderilir (örneğin suç başka bir şehirde işlenmişse).
✅ 4. Soruşturma Süreci
- Savcılık polis/jandarma aracılığıyla ifade aldırabilir, delil toplayabilir.
- Tanıklar dinlenir, kamera kayıtları, yazışmalar vs. incelenebilir.
- Suç işlendiğine kanaat getirilirse savcı dava açar (iddianame hazırlanır).
- Aksi durumda takipsizlik kararı (kovuşturmaya yer yok) verilebilir.
✅ 5. Dava Açılırsa Ne Olur?
- Hazırlanan iddianame mahkemece kabul edilirse, ceza davası açılır.
- Mahkeme aşamasında şikayetçi, sanık, tanıklar dinlenir.
- Sonuçta sanık hakkında ceza, beraat veya başka bir karar verilir.
⚠️ Bilmen Gerekenler:
- Bazı suçlar şikâyete bağlıdır, bazıları kamu tarafından re’sen soruşturulur.
Örneğin: Hakaret şikâyete bağlıdır, uyuşturucu suçu şikâyetsiz de soruşturulur. - Suç duyurusu yaparken iftira atmaktan kaçınmalısın. Gerçeğe aykırı şikâyetlerde bulunmak da suçtur (TCK 267 – İftira suçu).
- Avukatla birlikte başvuru yapmak şart değil ama özellikle ciddi suçlarda hukuki destek alınması önemlidir.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu: TCK Madde 87 Kapsamında Detaylı İnceleme
Kasten yaralama, Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde temel haliyle düzenlenmişken, mağdurun yaşadığı sonuçlar itibarıyla fiilin ağırlaşması durumunda bu suç, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama kapsamında değerlendirilir. Bu kapsamda, TCK madde 87, kasten yaralamanın yol açtığı ağır neticelere göre cezada artırım öngörmektedir.
Bu yazıda, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu, ilgili yasal düzenlemeleri ve uygulamadaki etkilerini detaylı olarak ele alıyoruz.
⚖️ TCK 87. Madde: Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama
1. Fıkra: Hafif Derecede Kalıcı Zararlar
Kasten yaralama fiili, aşağıdaki durumlara neden olmuşsa, temel ceza bir kat artırılır. Ancak bu fıkraya göre verilecek ceza 4 yıldan az olamaz (üçüncü fıkra kapsamında ise 6 yıldan az olamaz):
- Duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması
- Konuşmada sürekli zorluk
- Yüzde sabit iz oluşması
- Yaralamanın yaşamı tehlikeye sokması
- Gebe bir kadına yönelik yaralamanın çocuğun vaktinden önce doğmasına neden olması
Bu durumlar, mağdurun beden bütünlüğünde telafisi zor ama tamamen yıkıcı olmayan sonuçlardır.
2. Fıkra: Ağır ve Geri Dönüşsüz Sonuçlar
Yaralama, daha ağır ve kalıcı zararlara yol açmışsa ceza iki katına kadar artırılır. Bu fıkraya göre verilecek ceza en az 6 yıl, üçüncü fıkra kapsamında ise en az 9 yıl olmalıdır:
- Mağdurun iyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığa yakalanması veya bitkisel hayata girmesi
- Bir duyu veya organın tamamen işlevini kaybetmesi
- Konuşma veya üreme yetisinin kaybı
- Yüzde sürekli değişiklik oluşması
- Gebe kadının çocuğunu kaybetmesi (düşük)
Bu fıkrada, mağdurun yaşam kalitesini kalıcı biçimde bozan sonuçlar söz konusudur.
3. Fıkra: Kırık ve Çıkık Durumu
Yaralama sonucu mağdurun vücudunda kemik kırığı veya çıkık meydana gelmişse, ceza:
- Kırığın veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre,
- Yarısına kadar artırılabilir.
⚠️ Önemli olan, yalnızca kırığın varlığı değil, bunun mağdurun yaşamı üzerindeki etkisidir.
4. Fıkra: Ölümle Sonuçlanan Yaralama
Eğer kasten yaralama neticesinde mağdur hayatını kaybederse, ceza duruma göre şu şekilde belirlenir:
- 1. fıkraya giren hallerde:
10 yıldan 14 yıla kadar hapis - 3. fıkraya giren hallerde (kırık, çıkık vb.):
14 yıldan 18 yıla kadar hapis
Bu durumda fail, kasten öldürme değil, yaralama kastıyla hareket etmiş ancak ölüm meydana gelmiştir. Bu nedenle “neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç” kavramı uygulanır.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Neden Önemlidir?
- Failin kasten öldürme değil, kasten yaralama kastı vardır.
- Ancak meydana gelen sonuç kastı aşan bir zarar doğurmuştur.
- Bu nedenle suçun temel şekline kıyasla ceza ağırlaştırılır ama kasten öldürme cezaları kadar yüksek değildir.
Uygulamada Karşılaşılan Örnek Durumlar
- Yumruk darbesiyle mağdurun gözünün görme yetisini kaybetmesi
→ 2. fıkraya girer – ceza iki kat artar - Kalabalık bir kavgada bıçaklanan kişinin vücudunda kalıcı iz kalması
→ 1. fıkraya girer – ceza bir kat artar - Yaralama sonucu mağdurun ölmesi
→ 4. fıkraya göre 10-18 yıl arası ceza uygulanabilir
⚖️ Sonuç: Cezanın Ağırlaşmasına Neden Olan Unsurlar Dikkatle Değerlendirilmelidir
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu, failin kastı dışında gelişen ancak önceden öngörülebilir nitelikte olan ağır sonuçlar için cezai sorumluluğu genişleten bir düzenlemedir. Bu tür olaylarda mahkemeler, hem kast hem de neticeyi titizlikle değerlendirmektedir.
✉️ Sorularınız veya Hukuki Danışmanlık İçin…
Eğer bu konuyla ilgili daha fazla bilgiye ihtiyaç duyuyorsanız veya benzer bir olayla karşılaştıysanız, alanında uzman bir ceza hukuku avukatına danışmanız faydalı olacaktır.
